Biraz da Ankara'nın ne kadar da sıkıcı olduğundan yakınan (biliyorum sayımız epey fazla)arkadaşlara bir kaç öneride bulunmak istedik. Hep aynı yerler gitmekten, şehrin kalabalığından bunaldıysanız buraya bir defa gelmenizi tavsiye ediyorum. Turta Ümitköy'de bulunan aslında sıradan bir pastane diyebileceğiniz bir yer ama bir defa geldiyseniz eğer bunun çok daha ötesini bulacağınızdan, ve defalarca geleceğinizden emin olabilirsiniz.
İlk ne zaman keşfetmiştik burayı, kaç yaşındaydık hatırlayamıyorum bile. O kadar uzun zamandır var ki biz büyürken fark etmeden bizimle olmuş hep. Nice doğum günlerine, Eston buluşmalarına, sınav zamanı ders çalışmalarına ev sahipliği yapmış.
Turta'nın kapısından girdiğinizde, sizi ilk cezbeden elbette fırından yayılan o muhteşem koku oluyor. Kokunun neye ait olduğunu tahmin etmeye çalışıyorsunuz ama sonra hepsi birbirine karışıyor zira her şey o kadar taze ki tahmin etmeyi bırakıp bir an önce favori tatlınızı yemek istiyorsunuz.
Sipariş ,menü sistemi alışılmışın biraz dışında. Pastaların, cheesecake'lerin, keklerin , muffinleri sunulduğu camlı ufak vitrinden dilediğinizi seçebilirsiniz. Cheesecake konusunda biraz(!)iddialı olduklarını söylersek çok da abartmış olmayız. Frambuaz'lı ve Çilekli Cheesecake'i şimdiye dek yediklerinizi unutturacak kadar lezzetli. Benim tercihim Çilekli Chessecake'den yana, her geldiğinizde farklı birini deneyeceğiniz için zamanla sizin de favori tatlınız belli olacaktır. Hafif bir şey yemesek mi diyenler için ise, muzlu rulo yemelerini öneririm. Her geldiğimizde nasıl yapmış olabilirler ki diye sorup, sonra üşenip yemeye devam ediyoruz genelde. Tatlıların dışında elbette el yapımı poğaçalarından bahsetmemek olmaz. Tuzlu Muffinler, dere otlu peynirli poğaçalar, tatlınıza geçmeden tadına mutlaka bakmanız gerekenlerden bir kaçı.
Yılbaşı ve özel günleriniz için sipariş üzerine pastalar, kurabiyeler yapıyorlar. Tahta merdivenlerden en üst kata bir kez çıkıp o harika pastaların nasıl yapıldığına tanık olabilirsiniz.
Ne kadar anlatsak, yazsak da Turta'nın sıcaklığını ve lezzetini anlatabilmek pek de mümkün değil. Yolunuz Ümitköy'e düşerse bir gün, güzel müziklerle "arka bahçesin"de kahvenizin, tatlınızın tadını çıkarmadan ayrılmayın derim. Zaten sonra bir bahane bulup sık sık geleceğinize emin olabilirsiniz.

